| Ana Sayfa
>> Sağlık Rehberi >> Aids |
Aids
Belirtileri nelerdir? AIDS belirtileri HIV enfeksiyonundan 10 yıl sonra dahi ortaya çıkabilmektedir. HIV pozitif kimseler arasında çok az bir kesim 10 yıl kadar hiçbir belirti göstermeden hayatını sürdürebilmektedir. Bu insanların muhtemelen ya bağışıklık sistemleri çok güçlüdür ya da kendilerine bulaşan virüs güçsüz bir daldan türemiştir. HIV'in ilk bulaştığı tarihten sonraki birkaç hafta içinde enfekte olan insanda enfeksiyoz mononükleoz türü hastalık belirtileri gözlemlenir ve bunlar iki üç hafta içinde geçer. Bu süre zarfında; * kırıklık * mide bulantısı * eklem ve kas ağrısı * ateş ve döküntü (isilik) * boğaz yangısı (Ağrısı = Sore Throat) * ishal * kaslarda gerginlik * lenf bezlerinde şişkinlik * unutkanlık, kişilik bozuklukları vb belirtiler GÖRÜLEBİLİR. Bunlar geçtikten sonra hasta yıllarca hiçbir belirti göstermeden yaşamını sürdürebilir. HIV ile enfekte olup olmadığınız en doğru olarak test sonucu ortaya çıkar. HIV+ kişilerde şu belirtiler/hastalıklar olabilir: * kilo kaybı * lenf bezlerinde şişlik * Yineleyen ateş * Yorgunluk * Maya enfeksiyonları * Pamukçuk * İshal * Zatürree * Deri altında, üstünde, burun, ağız veya göz kapaklarının içinde kabartı ve döküntüler * Hafıza kaybı * Depresyon * Diğer nörolojik bozukluklar Her türlü hastalık etkeni AIDSli hastalarda, beklenenden çok daha ağır bulgularla seyredebilir. En sık görülen hastalık etkenleri şunlardır: uçuk virüsü, zatürree paraziti, tokso paraziti, pamukçuk mantarı, herpes simplex (= uçuk virüsü) virusü, herpes zoster (= su çiçeği ve zona etkeni), verem, ve atipik mantar türünden (örneğin PCP, pneumocystis carinii zatürreesi bir mantar hastalığıdır bakteri değil) bakteriler olmaktadır. Bundan başka bazı kanser türleri de işin işine karışabilmektedir bunlar arasında Kaposi sarkomu (ilk kez rastlanan kişinin adı Kaposi imiş) , dil kanserleri, rektal kanserler (kalın bağırsağın son kısmı), Hodgkins olmayan B hücre limfoması (non-hodgkin lenfoma) sayılabilir. Bu sayılanlarla ilgili bir ya da birkaç belirti aynı anda ortaya çıktığında AIDS başlangıç safhasındadır. Zatürree ve Kaposi Sarkoması en sık rastlanan hastalıklardır. Hasta çoğu kez aşırı kilo kaybına uğrar ve adeta bir deri bir kemik kalır Teşhis Çok basit bir kan testi veya ağızdan bir çubukla alınan örnek üzerinde yapılan test sonucu HIV enfeksiyonu teşhis edilir. HIV testinin aradığı bilgi, virüse karşı vücudunuzun ürettiği antikorların ölçülmesidir. Antikor düzeyi, HIV alındıktan sonra 1-9 ay arasında yükselir. Ancak en sık 3. ayda pozitifleşir. Virus İle temas etmiş olabileceğiniz bir durumda kaldığınızdan kuşkulanıyorsanız size HIV bulaşıp bulaşmadığını kesin OLARAK öğrenene kadar diğer İnsanları korumak için başkalarıyla temas kurmaksızın en az altı ay geçmesini beklemelisiniz. Nasıl geçer HIV kan, meni (boşalma öncesi akıntı dahil) vajina sıvıları ve ana sütü, rahim sıvısı gibi vücut sıvıları yoluyla geçer. Virüs; tükürük, göz yaşı ve terde de bulunmasına rağmen bu sıvılarda virüsün miktarı çok azdır ve bu yolla geçtiğine dair bir vaka yoktur. Ancak tükürüğünüzde kan olabileceği ihtimalini göz ardı etmemelisiniz. HIV ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE CİNSEL YOLLA BULAŞAN BİR VİRUSTÜR bu demektir ki AIDS CİNSEL YOLLA BULAŞAN BİR HASTALIKTIR. Vücut sıvılarının kan dolaşımına temas ettiği her türlü cinsel faaliyet HIV bulaştırır. Sağlıklı bir deri, virüse karşı bir engel oluştursa dahi virüs, deri üzerindeki en ufak bir sıyrık veya kesikten veya rektum duvarındaki mukoza zarından veya anüs veya vajina, göz veya burundan vücudunuza sızabilir. Seks yaparken uyguladığınız kimi hareketler diğer bazı hareketlerden daha tehlikeli olabilmektedir. Anüs ve vajinaya girişlerde kopan ufak parçalardan veya çatlaklardan kan dolaşımınıza virüsün sızması son derece kolaydır. Erkek ile erkek ya da erkek ile kadın arasında ağız yoluyla yapılan seks daha az tehlikeli olmasına karşın risk unsuru taşımaktadır. Bunun nedeni, meni ve ön akıntı yoluyla virüsün ağız içindeki küçük kesiklerden kan dolaşımınıza geçmesi olasılığıdır. Kadından kadına HIV geçmesi daha düşük bir ihtimal olmakla birlikte mümkündür. HIV ortaklaşa kullanılan enjeksiyon iğnesi yoluyla da geçebilir. Virüs, söz konusu ortak kullanım süresince canlılığını koruyacak kadar dayanıklıdır. HIV kan ürünleri yoluyla da bulaşabilmektedir. Bununla ilgili olaylar ve süren davalar basında sıklıkla gündeme gelmektedir. Bağışlanan kanların taramadan geçirildiği ülkelerde bu tür risk olasılığı zayıftır. Hamileler cenine ana karnında HIV bulaştırabilirler. Bazı ülkelerde batan iğne nedeniyle sağlık personeline HIV bulaşması olaylarına rastlanmıştır. Bir olayda ise (ABD) sağlık personeli hastaya HIV bulaştırmıştır. HIV insan vücudunun dışında canlılığını uzun süre koruyamaz. Öksürme, hapşırma, kucaklama ve aynı bardağı kullanmadan ötürü HIV bulaşmaz. Tedavi Aslında AIDS'in tedavisi henüz yoktur. HAART adı verilen yoğun ilaç kokteylleri virüsü sadece kontrol altına alabilmektedir. Ancak HAART ve yeni bulunan ilaçlar sayesinde 1992dan bu yana AIDS nedeniyle ölümlerde oransal olarak bir düşme gözlenmektedir. Bu durum virüsün yayılmasının engeli sayılmamalı ve söz konusu ilaçların kimi ülkelerde yaşayanlar için hala ulaşılamaz olduğu da akılda tutulmalıdır. Yanlış Bilinenler * HIV ve AIDS bir eşcinsel hastalığıdır. (Eşcinsellerde AIDS bilincinin gelişmesi ve heteroseksüellerin AIDS'ten korundukları yanılgısı içinde olmaları oranları tam tersine çevirdi.) * HIV ve AIDS'in nedenlerinden biri eşcinsellerdir (Tam bir siyasi ve ideolojik uydurmaca) * Kadın kadına yapılan sekste HIV bulaşmaz * Klozetten ve trabzandan bulaşır. * Aynı bardağı kullanırsan veya sana doğru öksürülür ya da hapşırılırsa bulaşır * HIV havadan ve böcek ısırığından bulaşır. * Bazı manyakların sinema koltuklarına ya da jeton iade haznelerine bıraktıkları iğneler yüzünden insanlara HIV bulaşıyor. Değişik ülkelerde pek çok insanın sürdürdüğü çalışmalara ve çabaya rağmen AIDS'li olmanın diğer insanlar üzerinde yarattığı etkiyi gidermek oldukça zor ne yazık ki. 1998 yılında 1700 yetişkin denekle yapılan bir çalışmaya göre ABD'de halkın %29'u AIDS hastalarının bunu hak ettiğini düşünmektedir. Türkiye'de bu tür araştırmalar yapılıyor mu bilinmez ancak durumun daha vahim olduğunu tahmin etmek zor değil. Korunma * HIV bulaştırıcı sıvılar yani kan, meni, ön akıntı, vajina sıvıları ve ana sütünün kan dolaşımız (vücudunuzun neresinde olursa olsun açık yara , sıyrık, yırtık, kesik vb kan dolaşımınızın açık kapılarıdır) ile temas etmesinden sakının. * Her zaman güvenli cinsel ilişkide bulunun. * Anal ve vajinal cinsel ilişkide kondom (kaput) kullanın * Ağız yoluyla cinsel ilişki esnasında kondom (kaput) ve dil kondomu kullanın (Türkiye de var mı?) * HIV pozitif olasılığı bulunan kimsenin vücut sıvılarıyla temas edeceğiniz zaman eldiven kullanın * HIV pozitif kimselerle tıraş bıçağı ya da diş fırçası paylaşmayın * HIV pozitif kimselerden derin ve kuvvetlice ağızdan öpüşme (french kiss) yoluyla HIV geçme olasılığı teorik olarak vardır ve (ABD kamu sağlığı yetkililerince) tavsiye edilmez. Ancak böyle bir vakaya rastlanmamıştır. Tükürük, gözyaşı ve ter yoluyla HIV geçişine dair herhangi bir kanıt bilim adamları tarafından henüz bulunmuş değildir.
Web : http://www.VazgectimSenden.com
Etiketler : aids belitileri | aids prevention | öpüşmekle aids | öpüşmeyle aids | www aids com | aids test | oral seksle aids
|
|
|
| Seçtiklerimiz |
|
|
|
|
|